29 Mart 2020

Endokrin Bezler ve Salgıladıkları Hormonlar - Endokrin Sistem (Hormonal Sistem)

İç salgı bezleri tarafından üretilip, kana geçen ve çeşitli doku ile organların çalışmasını düzenleyen, kimyasal uyarıcılara hormon denir. 

Hormonlar aracılığıyla vücuttaki faaliyetleri kontrol eden denetleyici ve düzenleyici sisteme endokrin sistem (hormonal sistem) denir. Endokrin sistem, sinir sistemi ile birlikte çalışır. 

Hormonlar organik yapılı maddelerdir. Endokrin bezler (iç salgı bezleri) tarafından üretilen hormonlar, herhangi bir kanala geçmeden direkt kana verilir. Kanla ilgili doku veya organa taşınırlar. 

- Ürettiği maddeleri direkt kana veren kanalsız bezlere endokrin (iç salgı) bezleri denir. Salgılarını bir kanala veren bezlere ise ekzokrin (dış salgı) bezleri denir. Üretmiş olduğu maddeleri hem kana hem de bir kanala salgılayabilen bezlere de karma bezler denir. Karma bezlere pankreas, mide, ince bağırsak örnek olarak verilebilir. 
endokrin bezler ve salgıladıkları hormonlar endokrin sistem hormonal sistem

Bir hormonun uyarabildiği hücreye hedef hücre denir. Hormon ile hedef hücrenin reseptörleri arasında anahtar kilit uyumu vardır. Hormonların çoğu belirli hücrelere etki ederken Tiroksin ve STH (büyüme hormonu) tüm vücut hücrelerine etki edebilme özelliğindedir. 

- Hormonlarla verilen tepkiler geç başlar ve uzun sürer. Sinir sistemi ile verilen tepkiler ise erken başlar ve erken biter. 

Hipofiz Bezi ve Salgıladığı Hrmonlar 

Hipofiz bezinin çalışmasını beynin hipotalamus kısmı kontrol eder. Hipotalamus, mevcut duruma göre hipofizin çalışmasını başlatır veya durdurur. Hipotalamus tarafından üretilen RH (Releasing Hormon), hipofizin hormon salgılamasını uyarır. 

Hipofiz bezi de üretmiş olduğu hormonlarla birçok endokrin bezi kontrol eder. 

Hipofiz ön ve arka lob olmak üzere iki lobdan oluşur. 

Hipofizin ön lobundan büyüme hormonu (STH), Adrenokortikotropik hormon (ACTH), tiroit uyarıcı hormon (TSH), Folikül uyarıcı hormon (FSH), Lüteinleştirici hormon (LH), Prolaktin (LTH veya PRL) ve Melanosit uyarıcı hormon (MSH) salgılanır. 

1. Büyüme Hormonu (Somatotropin - STH) 

Tüm vücut hücrelerini uyarabilme özelliğine sahiptir. 

Özellikle kas, kemik ve kıkırdak doku hücrelerini uyararak büyümeyi sağlar. 

Protein sentezini (üretimini) arttırır. 

Büyüme döneminde az salgılanması cüceliğe (nanizm = dwarfizm), fazla salgılanması ise devliğe (gigantizm) neden olur. Yetişkinlik döneminde fazla salgılanması, akromegali denilen el, ayak ve kafa kemiklerinde aşırı ve orantısız büyümeye yol açar. 

2. Adrenokortikotropik Hormon (ACTH) 

Böbrek üstü bezinin kabuk bölümünü (adrenal korteksi) uyararak buradan ilgili hormonların salgılanmasını uyarır. (Kortizol, aldosteron ve adrenal eşey hormonları böbrek üstü bezinin kabuk bölümünden salgılanır.) 

3. Tiroit Uyarıcı Hormon (TSH) 

Tiroit bezini tiroksin hormonu üretmesi için uyarır. 

4. Folikül Uyarıcı Hormonu (FSH)

Dişi üreme sisteminde bulunan folikül keselerinin gelişimini, oogenezle yumurta hücresi oluşumunu ve östrojen hormonu üretimini uyarır. Erkeklerde ise testislerin sperm oluşturmasını uyarır.

5. Lüteinleştirici Hormon (LH)

Dişilerde gelişen folikül kesesinin yırtılarak yumurtayı serbest bırakmasını yani ovulasyonu uyarır. Ovulasyonu uğrayan folikül kesesinin yağ toplayıp korpus luteuma (sarı cisme) dönüşmesini sağlayarak, östrojen ve progesteron salgılamasını uyarır. Erkeklerde ise testislerden testosteron hormonunun üretilmesini uyarır. 

6. Prolaktin (PRL = LTH = Lüteotropik Hormon)

Dişilerde süt bezlerinin gelişimini ve süt üretimini uyarır.Ayrıca  annelik iç güdüsünün oluşmasını sağlar. 

7.Melanosit Uyarıcı Hormonu(MSH) 

   Üst derinin (epidermisin) malpigi tabakasında bulunan melanosit hücreleri, deriye rengini veren melanin pigmentini üretmeleri için uyarır. 

- Yumurtalık ve testisleri uyaran FSH ile LH’a gonadotropin ortak ismi verilir. 

- Hipofizin ön lobundan salgılanan bu 7 hormonun tamamı hipofiz tarafından salgılanır. 

Hipofizin ön lobundan ise oksitosin ve  antidiüretik hormon (ADH = vazopressin) salgılanır. 

Hipofizin arka lobundan salgılanan hormonların asıl üretim yeri hipotalamustur. Bu hormonlar hipofizde üretilmez, depolanır ve ihtiyaç durumunda hipofizden salgılanır. 

Hipotalamus tarafından üretilen bu hormonlar nörohormon  olarak adlandırılır. 

8.Oksitosin

Doğum sırasında rahim kaslarının kasılmasını uyararak doğumu kolaylaştırır. Doğumdan sonra sütün kanallara geçmesini sağlar.

Doğum sancısı oluşturur.

9. Antidiüretik Hormon ( ADH = Vazopressin)

Böbrek kanallarından suyun geri emilini sağlayarak kanın osmotik basıncını dengeler. 

Eksikliğinde; böbrek kanallarından kana su geçişi azalır. Kanın osmotik basıncı artar. Çok idrar oluşumu meydana gelir ve birey sık idrara çıkar. Ayrıca bu tarz bireyler çok su içer. Bu durum, şeker hastalığına benzer belirtiler verir ancak bireyin idrarında glikoz(şeker) bulunmadığı için şekersiz şeker hastalığı olarak adlandırılır. 

Epifiz Bezi ve Salgıladığı Hormon

Pineal bez olarak da isimlendirilen epifiz bezi, beynin epitalamus bölgesinde bulunur. 

Melatonin isimli hormonu üretir. Melatonin,biyolojik saatin (ritmin) ayarlanmasında görevlidir. Karanlıkta salgılanan bu hormonun miktarını, temelde gözde retina üzerine düşen ışık miktarı belirler. 

Tiroit  Bezi ve Salgıladığı Hormonlar

Boyunda, gırtlağın altında bulunan iki loblu bir bezdir. Tiroksin ve Kalsitonin hormonlarını üretir.

1. Tiroksin Hormonu 

Tüm vücut hücrelerini uyarabilme özelliğine sahiptir. Hücreleri uyararak tüketilen oksijen miktarını arttırır. Dolayısıyla bu hormon metabolizmayı hızlandırır. 

Tiroksinin yapısında iyot bulunur. İyot eksikliğinde az tiroksin üretilir ve tiroit bezi hipofiz tarafından fazla uyarılıp çok çalıştığı için anormal büyüme yapar. Tiroit bezinde meydana gelen bu anormal büyümeye guatr hastalığı denir. Büyüme döneminde az salgılanırsa çocuklarda kretenizm denilen cücelik ve zeka geriliğine neden olur. 

2. Kalsitonin 

Kandaki kalsiyum miktarını ayarlar. Kandaki kalsiyum miktarının artması durumunda, kalsiyumun kemiklere geçmesini ve kemiklerde depolanmasını sağlar. Ayrıca böbrek kanallarından kalsiyumun geri emilimini azaltarak, fazla kalsiyumun idrarla dışarı atılmasını da sağlar. 

Paratiroit Bezi ve Salgıladığı Hormon 

Tiroit bezinin arka yüzünde bulunan bezelye büyüklüğündeki dört parçadan oluşan bezdir. 

Parathormon isimli hormonu üretir. Bu hormon kandaki kalsiyum miktarı düştüğünde, kemiklerden kana kalsiyum geçişini arttırır. Ayrıca böbrek kanallarından kalsiyumun geri emilimini arttırır. Parathormon, kalsiyumun bağırsaklardan geri emilimini arttıran D vitaminini aktifleştirir. Bu olaylar sayesinde kanın kalsiyum miktarını normal değerlere getirir. 

- Kalsitonin ve Parathormon birbirine antagonist (zıt) çalışan hormonlardır. 

- Kalsitonin ve Parathormon hipofizin denetiminde değildir. Bu hormonlar, kandaki kalsiyum miktarına göre salgılanır. 

Timus Bezi ve Salgıladığı Hormon 

Göğüs bölümünde bulunan bu bez, Timozin isimli hormonu üretir. t lenfositlerin olgunlaşmasında etkili olan timozin hormon, bağışıklık sisteminde görev alır. Çocuklarda daha aktif ve büyük olan bu bez, yaş ilerledikçe küçülür ve etkinliği azalır. 

Pankreas Bezi ve Salgıladığı Hormonlar 

Midenin ve ince bağırsağın hemen yanında bulunan karma bir bezdir. Pankreas yer alan acinar hücreleri sindirim enzimi üretip virsung kanalına verir (ekzokrin). Yine pankreasta bulunan langerhans adacıklarındaki hücreler, insülin ve glukagon hormonlarını üreterek kana verir (endokrin). Bu iki özelliğinden dolayı pankreas hem endokrin (hormon) hem de ekzokrin (enzim) bir bez, yani karma bir bezdir. 

Pankreasın ürettiği insülin ve glukagon hormonları kanın glikoz miktarını dengeler. 

- İnsülin ve glukagon hormonları birbirine antagonist (zıt) çalışır. 

1. İnsülin 

Kandaki glikoz miktarı arttığında, kanın glikoz miktarını normal değerlere düşürür. 

Pankreasın langerhans adacıklarında bulunan beta hücrelerinde insülin üretilir. 

Vücut hücrelerini uyararak kandaki fazla glikozun hücrelere geçişini sağlar. Ayrıca karaciğer ve çizgili kasların fazla glikozu glikojene dönüştürerek depo etmelerini de sağlar. 

Protein ve yağ yapımını uyarır. 

- İnsülin, sinir hücrelerine glikoz alımı için etki etmez. Sinir hücrelerine glikoz geçişi insülinden bağımsızdır. 

İnsülin eksikliği ve/veya insülini tanıyan hedef hücrelerdeki reseptörlerin azalması şeker hastalığına (diyabete) neden olur. 

Şeker hastalarında, kanın glikoz miktarı normalin çok üzerindedir. Normalde sağlıklı bir insanın idrarında glikoz bulunmaz. Ancak şeker hastası bir insanın idrarında glikoz bulunur. 

Tip I Diyabet: Bu şeker hastalığı çeşidinde; vücudun savunma sistemi, pankreasın langerhans adacıklarına bulunan ve insülin üreten beta hücrelerini (deyim yerinde ise) yok eder. Bunun sonucunda insülin eksikliği meydana gelir. Genç yaşlarda görülen bu hastalığın belirtileri, damardan insülin verilerek azaltılmaya çalışılır. 

- Vücut savunma sisteminin kendi vücut hücrelerini tahrip etmesine otoimmun hastalık denir. Tip I diyabet otoimmun bir hastalıktır. 

Tip II Diyabet: Bu şeker hastalığı çeşidinde ise; insülini tanıyan hedef hücrelerdeki reseptörlerin azalması, düzenli çalışmaması veya yapılarının bozulması etkilidir. İnsülin olmasına rağmen reseptörlerdeki bu durum, hücrelerin uyarıyı almamasına neden olur. Genellikle yetişkinlik döneminde ortaya çıkan tip II diyabet, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite ile kontrol altına alınmaya çalışılır. 

- Şeker hastaları; Çok su içer, çok idrara çıkar, ve çok acıkırlar. Kan basınçları yüksek olduğundan tansiyon sorunu da yaşarlar. Ayrıca hücrelerine yeterli miktarda glikoz gitmediğinden yağ ve protein yıkımları fazladır. Protein yıkımının çok olması bağışıklık sisteminin de zayıf olmasına yol açar. 

2. Glukagon 


Kandaki glikoz miktarı düştüğünde, kanın glikoz miktarını normal değerlere yükseltir. 

Glukagon hormonu, pankreasın langerhans adacıklarında bulunan alfa hücrelerinde üretilir. 

Karaciğerde depo halinde bulunan glikojenin glikozlara yıkımını ve bu glikozların kana verilmesini uyarır. 

Yağ yıkımını arttırır ve diğer maddelerin glikoza dönüşümünü hızlandırır. 

Böbrek Üstü Bezi (Adrenal Bez) ve Salgıladığı Hormonlar 

Böbreklerin üstünde yer alan bu bez iki kızımdan oluşur. Dış kısmı kabuk (korteks) ismini alırken, iç kısmı öz (medulla) adını alır. 

Kabuk (Korteks) Kısmından Salgılanan Hormonlar 

Hipofizden salgılanan ACTH'ın etkisi ile bu bölgeden kortizol, aldosteron ve adrenal eşey hormonları salgılanır. 

1. Kortizol 

Stres durumlarında amino asit ve yağların glikoza dönüştürülmesini uyarır. Bu etkisi ile kanın glikoz miktarını arttırarak, kas ve sinir dokunun besin ihtiyacını karşılar. 

Proteinleri glikoza çevirdiğinden dolayı bağışıklık sistemini baskılar. Bu özelliğinden ötürü, doku ve organ nakillerinin sonrasında, alerjik durumların tedavisinde ilaç formu olan kortizon kullanılır. Uzun süreli kullanımlarda bağışıklık sistemini baskılar ve bireyin kilo almasına yol açar. 

2. Aldosteron 

Vücudun tuz ve su dengesinin ayarlanmasında etkili olan bir hormondur. 

Böbrek kanallarından sodyum, klor ve suyun geri emilimini arttırırken potasyumun geri emilimini azaltır. Eksikliğinde kan basıncı düşer ve deri bronz renk alarak addison hastalığı (tunç hastalığı) oluşur. 

3. Adrenal Eşey Hormonları 

Böbrek üstü bezinin kabuk bölümünden az miktarda östrojen, progesteron ve testosteron hormonları salgılanır. Bu üç hormon hem dişi hem de erkek bireyde bulunur. Östrojen ve progesteronun asıl üretim yeri dişilerdeki yumurtalıklardır. Testosteron ise asıl olarak erkeklerdeki testislerde üretilir. 

- Kortizol, glukagon ve adrenalin hormonları kanın glikoz miktarını arttırır. 

Öz (Medulla) Kısmından Salgılanan Hormonlar

Bu kısımdan Adrenalin ve Nöradranalin hormonları salgılanır.

1. Adrenalin (Epinefrin) 

Stres, korku ve heyecan gibi durumlarda, kandaki miktarı artarak, vücudun enerji
üretim ve tüketimine destek sağlar. Adrenalin; kalbin çalışmasını ve kan basıncını
arttırır.Göz bebeklerinin büyümesini sağlar. Kılları dikleştirir. Karaciğerde bulunan
glikojenin glikozlara dönüştürüp kana verilmesini uyarır. Böylece kandaki glikoz
miktarı yükseltilir. Kanın (besin ve oksijenin) önemli dokulara gitmesi için; kalp, beyin
ve kas dokuya giden damarları genişletip derideki damarları daraltır. Böylece vücudu
mevcut duruma hazırlar. 

- Korku, heyecan durumlarında adrenalinin etkisi ile derideki damarlar daralır ve
kanın büyük bir kısmı ana damarlara geçer. Bunun sonucunda insan yüzü sarı beyaz
bir renk alır. 

2.Noradrenalin (Norepinefrin)

Vücutta adrenaline benzer etkiler gösterir. Kılcal damarların daralmasını sağlayarak
kan basıncını yükseltir. Kalbin daha hızlı çalışmasında etkilidir. 

- Adrenalin ve nöradrenalin hormonları nöronlar (sinir hücreleri) tarafından
üretilir.(Nörotransmitter maddeler)

Eşeysel Bezler ve Salgıladığı Hormonlar

Dişilerde yumurtalıklar (ovaryumlar) ve erkeklerde er bezleri (testisler) eşeysel bezler
= gonadlar olarak isimlendirilir. 

Yumurtalık (Ovaryum) 

Östrojen ve Progesteron hormonlarını üretir. Dişilerde 2
yumurtalık bulunur.

1. Östrojen 

Dişilerde ikincil cinsiyet özelliklerinin meydana gelmesinde etkilidir.(sesin incelmesi,
göğüslerin gelişimi vb.) 

Rahmin iç yüzeyinde mitoz hücre bölünmesini hızlandırarak, rahmi embriyo gelişimi
için hazırlar.

2. Progesteron 

Östrojenle birlikte uterusu (rahmi) embriyo gelişimi için hazırlar. Embriyonun rahme
tutunması için, rahmin iç yüzü olan endometriyumun süngerimsi (deliksi) bir yapı
kazanmasını sağlar.

Er Bezi (Testis) 

Erkeklerde 2 tane bulunan testislerden testosteron hormonu
salgılanır. 

Testosteron 

Erkeklere ait ikincil cinsiyet özelliklerinin oluşmasında etkilidir. ( sesin kalınlaşması,
sakalların çıkması, kasların gelişimi vb.) 

Testosteronu testislerde bulunan leydig hücreleri üretir. 

Spermlerin olgunlaşmasında etkilidir. 

- Eşeysel bezlerden salgılanan bu hormonlar, hipofizden salgılanan FSH ve LH
ile denetlenir. 

GERİ BİLDİRİM MEKANİZMASI (FEED BACK)

Bir hormon, başka bir hormonun üretimini uyarırsa pozitif geri bildirim; bir hormon,
başka bir hormonun üretimini durdurursa negatif geri bildirim olarak tanımlanır.
Örneğin hipotalamus RH ( Releasing Hormon) üretir. RH, hipofizi TSH üretmesi için
uyarır. TSH da tiroit bezini tiroksin hormonu üretmesi için uyarır. Bu şekilde bir
hormonun, başka bir bezi hormon üretmesi için uyarırsa pozitif geri bildirim yapmış
olur. Kanda miktarı artan tiroksin, hipotalamus ve hipofizi uyararak RH ve TSH
üretmelerini engeller. Tiroksin; RH ve TSH üretimini baskıladığı için bu durum negatif
geri bildirime girer.

-Sinir hücreleri ( adrenalin, noradrenalin vb. ), mide (gastrin), ince bağırsak
(sekretin, kolesistokinin), böbrek (eritropoietin), plasenta (östrojen, progesteron)
hormon üreten diğer yapılardır. 

1 yorum: